Bitcoin Depot , ABD’denin 24 Eyaletinde 100’den Fazla Yeni Bitcoin ATM’sinin Hizmete Açılacağını Duyurdu.

Atlanta merkezli Bitcoin ATM sağlayıcısı, ABD’denin 24 Eyaletinde 100’den Fazla Yeni ATM’nin Hizmete Açılacağını Duyurdu.

Bitcoin ATM sağlayıcısı, ABD’nin çeşitli eyaletlerinde yeni makinelerin konuşlandırılacağını duyurdu. Bitcoin Depot, yakın bir zamanda 24 eyalette 100’den fazla yeni bitcoin ATM’sini hizmete sunacak.

Bitcoin ATM’lerinin sayısı 2021 yılında 200% arttı.

Şirkete göre, sayısı neredeyse 115 olan Bitcoin ATM’leri bugünkü sayısının iki katına yükselecek. ATM ağı, Amerika Birleşik Devletleri’nde yeni ATM’lerin başlatılmasıyla birlikte küresel olarak 2.000 kiosk’u aştı.

Atlanta merkezli şirket tarafından kurulacak olan Bitcoin ATM’lerinin 14’ü Alabama’da , 13’ü Minnesota’da, 12 ‘si Florida’da ve son olarak son 12’si Kaliforniya’da kurulacak. Bitcoin Depot Başkanı ve CEO’su Brandon Mintz, büyüme hakkında yorum yaptı:

‘’Cryptocurrency, bankalar gibi geleneksel finansal hizmetlere erişimi olmayan insanlar için birçok fırsat sunar. Kiosklarımız, nakitlerini para transfer etmek, fatura ödemek veya yatırım yapmak için kullanılabilecek olan nakti  kripto para birimine dönüştürerek telefonlarındaki dijital cüzdan aracılığıyla temelde kendi bankalarını kullanmalarına olanak tanır. Devam eden gelişmemizin, dünya çapında daha fazla insana yardımcı olacağından dolayı gurur duymaktayız.’’

Popülerlik Arttıkça Bitcoin ATM Sektörü Büyümeye Devam Ediyor.

Kripto para birimleri ana akım medyada kendine yer edinirken, Bitcoin ATM popülaritesi büyük bir artış görüyor ve  Bitcoin.com’un haber sitesinde yer alan bilgilere göre İsviçre’de içerisinde Bitcoin ATM’si bulunan otellerin sayısının arttığını bildirdi.

Telegram: t.me/xbtturk

Atlanta Merkezli Bitcoin ATM Sağlayıcısı Bitcoin Depot , ABD’denin 24 Eyaletinde 100’den Fazla Yeni ATM’nin Hizmete Açılacağını Duyurdu.

Atlanta merkezli Bitcoin ATM sağlayıcısı, ABD’denin 24 Eyaletinde 100’den Fazla Yeni ATM’nin Hizmete Açılacağını Duyurdu.

Bitcoin ATM sağlayıcısı, ABD’nin çeşitli eyaletlerinde yeni makinelerin konuşlandırılacağını duyurdu. Bitcoin Depot, yakın bir zamanda 24 eyalette 100’den fazla yeni bitcoin ATM’sini hizmete sunacak.

Bitcoin ATM’lerinin sayısı 2021 yılında 200% arttı.

Şirkete göre, sayısı neredeyse 115 olan Bitcoin ATM’leri bugünkü sayısının iki katına yükselecek. ATM ağı, Amerika Birleşik Devletleri’nde yeni ATM’lerin başlatılmasıyla birlikte küresel olarak 2.000 kiosk’u aştı.

Atlanta merkezli şirket tarafından kurulacak olan Bitcoin ATM’lerinin 14’ü Alabama’da , 13’ü Minnesota’da, 12 ‘si Florida’da ve son olarak son 12’si Kaliforniya’da kurulacak. Bitcoin Depot Başkanı ve CEO’su Brandon Mintz, büyüme hakkında yorum yaptı:

‘’Cryptocurrency, bankalar gibi geleneksel finansal hizmetlere erişimi olmayan insanlar için birçok fırsat sunar. Kiosklarımız, nakitlerini para transfer etmek, fatura ödemek veya yatırım yapmak için kullanılabilecek olan nakti  kripto para birimine dönüştürerek telefonlarındaki dijital cüzdan aracılığıyla temelde kendi bankalarını kullanmalarına olanak tanır. Devam eden gelişmemizin, dünya çapında daha fazla insana yardımcı olacağından dolayı gurur duymaktayız.’’

Popülerlik Arttıkça Bitcoin ATM Sektörü Büyümeye Devam Ediyor.

Kripto para birimleri ana akım medyada kendine yer edinirken, Bitcoin ATM popülaritesi büyük bir artış görüyor ve  Bitcoin.com’un haber sitesinde yer alan bilgilere göre İsviçre’de içerisinde Bitcoin ATM’si bulunan otellerin sayısının arttığını bildirdi.

Telegram: t.me/xbtturk

Tuvalu Ülkesi Blockchain’e Geçiş Yapıyor.

Küçük Pasifik Ada ülkesi olan Tuvalu, çevrimiçi bankacılığı kullanmaktansa yalnızca bir ATM ile kripto para birimi kullanımına geçmeyi planlıyor.

Tuvalu hükümeti, ulusal bir dijital defter oluşturmak için blockchain teknolojisini kullanarak dünyanın ilk kağıtsız toplumu olmayı hedefliyor.

Bu, Tuvalu’nun tüm verilerinin – yasama, yürütme, yargı veya mali- Bitcoin Satoshi Vision (BSV) genel muhasebe defteri kullanılarak çevrimiçi olarak depolanacağı anlamına geliyor.

Ayrıca, nakit ekonomisini bir tür dijital para birimi kullanarak tek bir para birimine dönüştürmek istiyor.

Özetle, bir blok zinciri, bir bilgisayar ağı tarafınfan paylaşılan işlemlerin dijital bir defteridir.

Blok zincirine yapılan herhangi bir girdi veya değişiklik kaynağına kadar izlenebilir ve ağdaki tüm bilgisayarlar tarafından kaydedilir.

Teoride bu, üzerinde depolanan herhangi bir veriyi hacklemeyi veya hile yapmayı neredeyse imkansız ve değiştirilemez hale getirir.

Tuvalu’nın Adalet, İletişim ve Dışişleri Bakanı Simon Kofe, bu teknolojinin ulusal bir kayıt gibi işlemler için durumu mükemmel hale getirdiğini söyledi.

Kofe, ‘’Hedeflediğimiz vizyon, Tuvalu’ya gerçekten bir avantaj sağlacak ve diğer ülkeler gibi gelişme konusundaki boşluğu kapatmamıza yardımcı olacak.’’ dedi.

Tuvalu’nun dokuz adasında yaşayan yaklaşık 13.000 insan var.

Ülkenin tek bir bankası var ve kredi kartı imkanları yok.

Kofe, Tuvalu’nun küçük boyutunun, izolasyonunun ve iklim değişikliğine karşı savunmasızlığının büyük kalkınma sorunları oluşturduğunu söyledi.

Ancak teknolojinin bu durumu iyileştirebileceğine inanıyor.

‘’İnsanların göreceği faydalar, daha fazla erişime sahip olacakları, çalışmanın daha verimli olacağıdır… Yapabileceğimiz çok şey var ve bu durum insanları çok olumlu yönde etkileyecek.’’dedi.

Eski HSBC İnovasyon Yöneticisi Diana Biggs, Dijital Varlıklar Girişimi Valor’a CEO Olarak Atandı.

Biggs, Oxford Üniversitesi Saïd İşletme Okulu’nda blok zincir teknolojisi ve dijital varlıklar üzerine üzerine konferanslar vermektedir.

İsviçreli dijital varlık yatırım şirketi Valor, eski HSBC inovasyon yöneticisi ve bitcoin savunucusu Diana Biggs’in yeni CEO olmasına karar verdi.

  • Yapılan duyuruya göre Biggs şirketin büyümesine rehberlik edecek.
  • Valour’un kurucusu ve yöneticisi olan Johan Wattenstrom, Biggs’i ‘’dijital varlıkları ana akıma getirme vizyonu’’ sayesinde ‘’mükemmel aday’’ olarak nitelendirdi.
  • Biggs, HSBC’nin özel bankacılık bölümünde 2019-2020 yılları arasında küresel inovasyon başkanıydı ve daha önce 2017’den beri parekende bankacılık ve servet yönetiminde, İngiltere ve Avrupa’da başkan olarak çalışmıştı.
  • TEDx konuşmasında blockchain teknolojisiyle ilgili yaptığı konuşmadan sonra, birçok kişi tarafından alanında en iyisi olarak kabul edilmektedir.
  • Valor ‘’güvenlik, likidite ve düzenlenmiş borsaların gözetimi ile’’ dijital varlıklara yatırım yapılmasını sağlayan, borsada işlem gören finansal ürünlerin (ETP’ler) sağlayıcısı olarak hizmet vermektedir.

Güney Kore’nin Etkin Turistik Noktası Olan Jeju Adası, COVID-19’u İzleyen DLT Tabanlı Uygulamayı Başlattı.

Jeju Adası ve blockchain şirketi Iconloop, başarılı pilot denemelerinin ardından COVID-19 kontak izleme uygulamalarını tamamlanmış olarak piyasaya sürmeye devam ediyor.

Güney Kore’deki önemli bir turizm merkezi olan Jeju Adası, blockchain teknolojisine dayalı COVID-19 temaslarını izlemek için hükümet destekli bir sistem sunuyor.

14 Ocak’ta Jeju Özel Kendi Kendini Yöneten Eyalet ve blockchain teknolojisi firması Iconloop, blockchain tabanlı temas izleme sisteminin artık tamamen çalışır durumda olduğunu duyurdu. 

‘’Jeju Güvenlik Kodu’’ olarak adlandırılan proje, Jeju Adası’ın yıllık 15 milyon ziyaretçisi için, COVID-19 temas takibini etkinleştirmek amacıyla Ağustos 2020’de başlatıldı. Proje, Iconloop ve Jeju Adası tarafından bir kamu-özel ortaklık anlaşması ile gerçekleştirildi. Ağustos ayından bu yana, yerel yönetim ve Iconloop, sistemi adadaki kamu kurumlarının yanı sıra Jeju Eyalet Ofisi bölgesindeki restoranlar gibi bir dizi işletmede de uygulamaktadır.

Başarılı pilot denemelerinin ardından Jeju Güvenlik Kodu, Ekim ayında ‘’Güvenlik Ağı Güçlendirmesi’’ ve ‘’Jeju Tipi Yeni Anlaşma Kapsamlı Planı’’ gibi daha geniş sosyal programların bir parçası olarak gösterildi. Jeju Adası’ndaki 5.000 işletme sisteme kaydolmak için başvuruda bulundu.

Jeju Güvenlik Kodu, ziyaretçilerin ve turistlerin kişisel veri kaybı riski olmadan halka açık yerlerde güvenli bir şekilde check-in yapmalarına olanak tanıyor. İşetletme sahipleri, tesislerinin her yerine QR kodları yerleştiriyor ve böylece insanların bir hat oluşturmadan check-in yapmasına olanak tanıyor. Jeju Güvenlik Kodu uygulamasını kullanmak için, ziyaretçiler bir iş yeri veya turistik yerde bu QR kodlarını taratabiliyorlar.

Ziyaretçinin kişisel kimlik bilgileri ve ziyaret kayıtları özel bir blok zinciri ağında saklanıyor. Uygulama, bir COVID-19 vakası keşfedilmedikçe tüm verilerin gizli tutulmasını sağlamak için Iconloop’un merkezi olmayan kimliğini veya DID teknoloji sistemini kullanıyor. Iconloop’a göre bilgiler yalnızca doğrulanmış epidemiyolojik vakaların araştırılması amacıyla kullanılmaktadır.

Biden, SEC Başkanlığına MIT Blockchain Profesörü Gary Gensler’i Seçti.

Kısaca;

  • Raporlara göre, Gary Gensler SEC Başkanlığına atanacak.
  • Gensler, MIT’de Bitcoin ve blockchain hakkında dersler verdi.
  • Kriptopara birimleri konusunda nispeten açık fikirli olan Gensler, Bitcoin’i modern bir altın formu olarak adlandırmıştı.

Reuters raporuna göre, başkan seçilen Joe Biden, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) başkan olarak Gary Gensler’i atayacak.

Gensler, MIT’de verdiği kurslar sebebiyle Bitcoin ve blockchain hakkında oldukça bilgi sahibi. Konu hakkında ne Biden ne de Gensler resmi bir açıklama yapmadı.

Frankfurt Havalimanı, koronavirüs testlerini takip etmek için blockchain teknolojisini kullanıyor.

  • Frankfurt Havalimanı’nda COVID-19 test sonuçları için blockchain kullanıldığı doğrulandı.
  • Havaalanının teknolojisi sağlayıcısı Ubirch, IOTA da dahil olmak üzeri bir dizi blok zinciri kullandıklarını belirtti.
  • SARS-CoV-2 test sonuçlarının güvenli bir şekilde depolanması ve yönetilmesi ihtiyacı, bu teknolojiyle birlikte mükemmel şekilde karşılandı.

Ubirch şirketi, yolcuların koronavirüs test durumunun doğrulanmasını desteklediğini belirterek buna ‘’Dijital Corona Test Sertifikası’’ adını verdi.

Bu arada,veri korumaya yönelik alınan önlemler Avrupa standartlarıyla son derece uyumlu hale getirildi. Şirket, bir kişinin artık SARS-CoV-2 durumunu havaalanı girişinde, kalkış kapısında veya herhangi bir noktada kolayca doğrulayabileceğini belirtti.

Aveda, Vanilya Blockchain Projesi’ni başlattı.

İzlenebilirliği iyileştirmek, birçok sürdürülebilirlik ekipleri için en çetin zorluklardan biri olmaya devam ediyor, tüketicilerin ürün yapısına dair daha fazla şeffaflık talep etmesi ve bunların yaratılmasıyla ilgili işçilik uygulamaları daha da önem kazanıyor.

2020’nin başından beri yürürlükte olan sosyal mesafe gereksinimleri ve seyahat kısıtlamaları işleri kolaylaştırmamakla birlikte, bazı durumlarda, menşe doğrulamaları için gerekli denetimleri gerçekleştirmek imkansız hale geliyor. Bu durum, daha fazla şirketin bilgi teknolojisine dayanan alternatifleri araştırmaya itiyor.

İlham almak için üzerinde çalışılmaya değer bi proje olan, The The Estée Lauder Companies’in (ELC) sahip olduğu ‘’bitki destekli’’ saç bakım markası Aveda’da uygulanan vanilya izlenebilirlik ‘’pilotudur’’. Şirket Madagaskar’daki 450 küçük çiftçiden oluşan bir kooperatiften LMR’ye (Aveda’nın Fransa’daki koku ortağı) Aveda’nın Blaine, Minnesota’daki üretim tesisine olan yolculuğunu izlemek için cep telefonlarını ve QR kodlarını kullanan sistemi tanımlamak için pilot kelimesini kullanıyor. Gerçekte durum,bu ilkbaharda 125’den fazla Aveda ürününü etkileyecek olan devasa bir girişimdir. Şirketin vanilya tedarikinin neredeyse yüzde 80’i Madagaskar’dan geliyor.

Aveda’nın global marka başkanı Barbara De Laere, ‘’Başladığımız günden beri DNA’mızda çevresel sürdürülebilirliğe sahip bir markayız. Bu teknoloji ile bunu son derece şeffaf hale getirebiliriz.’’ dedi. 

Çözümün arkasındaki teknoloji, aynı zamanda Mastercard gibi kurumlarla çalışmalar yapan bir şirket olan Wholechain’den geliyor. Sistem, çiftçilerin teknolojiye yatırım yapmasını gerektirmiyor: kendilerine, ticaretin iyi bilinen bir özelliği olan benzersiz dijital ‘’Fitomboka’’ damgası içeren bir kimlik kartı veriliyor. Bu kod, çiftçi fasulyeleri satış için getirdiğinde ve izlenebilirlik zincirini başlattığında bir cep telefonuyla taranabiliyor.

Bu aşamada, bilgiler oldukça genel özellikleri barındırıyor: ağırlık, çiftçinin kimliği ve konum gibi veri noktaları bulunuyor. Ancak gelecekte, sistem çiftçilere ne kadar ödeme yapıldığı veya çiftlikte olan çalışma koşulları gibi diğer ölçütleri yakalamak için kullanılabilir. Wholechain’in kurucu ortağı Jayson Berryhill, ‘’İzlenebilirlik, trenin üzerinde çalıştığı raylar gibidir.’’ dedi.

ELC’nin küresel tedarik zinciri başkan yardımcısı Greg Polcer, şirketin sorumlu kaynak sağlama denetimlerinin çoğunun teknolojiyle yapılmadığını ancak salgının, ELC’ye süreçlerini yeniden düşünmesi için ilham verdiğini söyledi. Örneğin, artırılmış gerçeklik gözlükleri, üretim ekipmanın sanal olarak nitelendirilmesine yardımcı olmak için kullanılıyor ve Polcer, vanilya projesinden daha fazla bilgi öğrendikten sonra kişisel bakım ve güzellik şirketinin tedarik zincirindeki izlenebilirlik görevlerinde daha büyük bir rol oynayacağını ön görüyor.

Veriler şu anda yalnızca dahili olarak kullanılıyor olsa da, Aveda,  içerikler hakkında daha doğrulanmış bilgiler arayan tüketicilere bunları sunmanın yolları üzerinde çalışıyor. Bu özel blockchain çözümüne yapılan genel yatırım sorulduğunda Polcer, ‘’Çok fazla gönül, ruh ve biraz para yatırdık. Verdiğimiz sözlerin ve tuttuğumuz değerlerin buna değeceğine inanıyoruz.’’ dedi.

Google Cloud, Çin bölgesi için blockchain uzmanı arıyor.

Bulut bilgi işlem devi olan Google Cloud, Çin’de bir ‘’blok zinciri iş geliştirme yöneticisi’’ işe almak istiyor.

  • Bir gönderiye göre, Google Cloud, C düzeyindeki yöneticilere kurumsal hesaplar satması için bir yönetici arıyor.
  • Başvuru sahipleri Pekin, Şangay ve Shenzhen’de değerlendirilecek.
  • Google Cloud, Blockchain Wallet ve Blockchain Explorer gibi bir dizi blockchain ürününe sahip.
  • Google, 2018’de blockchain teknolojisini Google Cloud ile entegre etmek için Digital Asset ile ortaklık kurdu.
  • Mayıs ayında Google, Google Cloud aracılığıyla video yayın ağındaki kullanıcılara yardımcı olmak amacıyla Theta Labs ile birlikte çalıştı.
  • Platform, Google’ın son kullanıcı ürünleri için kullancığı Google Arama, Gmail, dosya depolama ve Youtube gibi aynı altyapı üzerinde çalışıyor.

2020’nin en iyi 10 kripto ve blok zinciri hikayesi.

Pandemi krizinin ortasında alternatif bir değer deposu arayan şirketler ve kurumsal yatırımcılar, 2020’de kriptoyu zirveye taşıdı.

COVID-19 salgını 2020’de haberlere hükmederek sayısız sektörü etkiledi. Virüsün yayılmasını durdurmak için ülkeler arasında seyahat engellenirken, hükümetler ekonomik hayatı korumak için teşvik ödemelerine el koydu.

Gerektiğinde, bu önlemler küresel enflasyon korkusunu uyandırdı. Bu da birçok geleneksel yatırımcı ve kurumu alternatif bir değer deposu olarak kripto para birimlerine, özellikle de en iyi kripto olan Bitcoin’e (BTC) yeni bir bakış atmaya itti. 11 Mart’taki düşüşün ardından BTC, yıl sonuna kadar rekor seviyelere ulaştı. Bununla birlikte, 2020’nin kripto ve blok zinciri dünyasının en iyi 10 hikayesini bu yazıda bulabilirsiniz.

Bitcoin yükselerek zirveyi fethetti.

Dünyanın en eski ve en çok tutulan kripto para birimi fiyat rekorlarını ve ardından 2020’de bazılarını paramparça etti.

Şimdi, Bitcoin’in piyasa değeri Visa ve Berkshire Hathaway’i geçerek yaklaşık 500 milyar dolar seviyesinde duruyor ve spot piyasalardaki fiyatı da artmaya devam ederek 30.000 dolara ulaştı.

Bitcoin Depot CEO’su Brandon Mintz, Aralık ayı ortasında Cointelegraph’a ‘’Bu noktada neredeyse günlük bazda kurumsal kripto benimsemesiyle ilgili yeni hikayeler görüyoruz.’’ dedi. MicroStrategy, Square, Paul Tudor Jones, Guggenheim Yatırımcılar ve hatta saygıdeğer sigorta şirketi MassMutual, 2020’de BTC’yi satın alanlar arasındaydı. Minerd, ‘’Artık sadece parekendeciler değil, şirketler ve milyarderler tarafından yönlendiriliyoruz.’’ dedi.

Merkezi olmayan finansal sistemler patlama yaptı.

Akılllı Ekonomi ağının kurucularından olan Da Hongfe, ‘’2020 tümden merkezi olmayan finans yılıydı.’’ dedi. DeFi’de kilitlenen miktar  30 Aralık’ta neredeyse 15 milyar dolara yükseldi.

Nitekim, kripto sözlüğüne yeni bir terim olan ‘’verim çiftçiliği’’ girdi. Bir kişinin BTC veya Ether’i (ETH) bir DeFi firması ile teminat olarak ödünç alma karşılığında, bir kullanıcı, sahibinin protokolündeki tüm değişiklikleri tartışmasına, önermesine ve oylamasına olanak tanıyan bir yönetim jetonu alabilir.

Bu yönetim belirteçlerinin mülkiyeti 2020’de oldukça kazançlı hale geldi. İlk olarak Haziran ayında yayınlanan Compound’un COMP değeri, Amerika Birleşik Devletleri borsası Coinbase Pro’da piyasaya sürülmesinin ardından 18 Haziran’da 61 dolardan ilerleyerek, 21 Haziranda 382 dolara yükseldi. 

Stevens Teknoloji Enstitüsü’nde profesör olan Giuseppe Ateniese, daha önce Cointelegraph’a DeFi’nin bir ‘’oyun değiştirici’’ olduğunu söylemişti. ‘’Borçlu temmerrüde düşerse,bankanın arabanın peşine düştüğü geleneksel bir araba kredinde olduğu gibi durumlar gelişmez. DeFi ile varlıklar dijitaldir ve akıllı sözleşmelerle taahhüt edilir. Krediyi geri ödemezsem, teminat olarak kullandığım dijital varlık alınır ve bu konuda yapabileceğim bir şey olmaz.’’

PayPal kripto anlaşmalarına imza attı.

Bitcoin’n 100 milyon kullanıcı kazanması 12 yıl sürdü. Ardından ödeme devi PayPal, kullanıcıların Bitcoin, Ether, Bitcoin Cash ve Litecoin satın almalarına, satmalarına ve tutmalarına izin verdiğini açıkladıktan sonra sonra, ağ tek bir ayda 300 milyon daha fazla potansiyel kullanıcı kazandı.

Pantera Capital Kasım ayında ‘’Şimdiden büyük bir etki yarattı.’’ dedi. 

Bitcoin dort yıllık yarılanmadan sağ çıktı.

BTC’nin ihraç oranını sınırlamak için tasarlanmış olan Bitcoin halving’leri kabaca her dört yılda bir gerçekleşir ve tipik olarak bazı endişelerle işaretlenir. Bu durum, çalışanlarına %50 maaş kesintisi beklemelerini söyleyen bir şirkete benzer.

Mayıs 2020 yarılanması madencilerin blok ödülünü 12,5 BTC’den 6,25 BTC’ye düşürdü ve bir felaket yaratmadan geldi ve gitti, madencilerin göçü ve ağın hesaplama gücünde (hash rate) çökme olmadı. Yedi ay sonra Bitcoin, ön yarılanma seviyesinin kabaca üç katına satılıyor. (11 Mayıs’ta 8.566 dolardı.)

Çin test ediyor, ancak Bahamalar dünyanın ilk CBDC’sini başlattı.

İlk merkez bankası dijital para birimini veya CBDC’yi ölçekli olarak çıkarma yarışı, Çin’in Ağustos ayında dijital yuan’ın dört şehir merkezinde (Şangay, Pekin, Guangzhou ve Hong Kong) deneme çalışmasını duyurmasıyla 2020’de çözüme yaklaştı. 400 milyon kişinin yaşadığı test alanı, ülkenin yaklaşık %29’u.

Pek çok kişi, Çin’in dijital para birimi elektronik ödeme (DCEP) projesinin yakında tam olarak kullanıma sunulacağını tahmin etti, ancak önemi konusunda anlaşmazlıklar ortaya çıktı. Financial Times’ın korktuğu gibi, dijital bir yuan dünyanın rezerv para birimi olarak ABD dolarına meydan okuyabilir miydi? Ağustos ayında şunları yazdı: ‘’Çin’in merkez bankası dijital para birimindeki hızlı gelişimi, küresel para düzenini alt üst etme potansiyeline sahip.’’

Ya da CBDC’ler, dolandırıcılığın önlenmesi ve siber saldırılar gibi çözülmemiş sorunlarla o kadar dolu muydu ki; Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası başkanı Jerome Powell’ın Ekim ayında ima ettiği gibi, şimdi büyük ölçekte bir tane başlatmak sorumsuzluk olur muydu?

Her durumda, Çin dünyanın ilk CBDC’sine sahip olmayacak. Bu ayrım, Batı Hint Adaları’ndaki bir ada ülkesi olan Bahamalar’a ait ve 20 Ekim’de bir blockchain platformu üzerine inşa edilen merkez bankası dijital para birimi olan Sand Dollar’ın resmi lansmanıyla tarihe geçti.

MicroStrategy’nin rezerv hazinesinin tamamı BTC’ye geçiş yaptı.

2020, halka açık şirketlerin ve kurumsal yatırımcıların kripto iğnesini hareket ettirmeye başladığı yıldı ve borsada işlem gören hiçbir şirket, Nasdaq listesinde yer alan bir iş zekası şirketi olan MicroStrategy kadar kriptoyu büyük bir şevkle kucaklamadı. Ağustos ayına kadar Bitcoin’de 250 milyon dolar biriktirmekle kalmadı, aynı zamanda BTC’yi birincil kurumsal rezerv hazinesi yaptı.

MicroStrategy, yıl boyunca BTC satın almaya devam etti ve 2020’nin sonlarında, daha da fazla Bitcoin satın almak için dönüştürülebilir banknotların satışıyla 650 milyon dolar topladı. 21 Aralık itibariyle şirket, Bitcoin başına ortalama 15.964 dolardan satın alınan toplam 70.470 BTC’ye sahipti. The Wall Street Journal, firmanın dönüşümüne şaşırarak, ‘’Bu halka açık bir şirket mi yoksa bir hedge fonu mu?’’ dedi.

Coinbase halka arz sularını araştırdı.

Aralık ayında Coinbase, büyük bir ABD borsasında listenen ilk kripto-yerli şirket olma teklifini duyurdu. Araştırma şirketi Messari’ye göre, 35 milyon müşterisi olan şirketin değeri, ilk halka arzının meyvesini verirse 28 milyar dolar değerinde olabilir.

İsviçreli varlık yönetimi firması St. Gotthard Fund Management AG’nin yöneticisi ve kurucu ortağı Vlamidir Vishnevskiy, Cointelegraph’a  ‘’Bu büyük bir olay.’’ dedi

Fortune dergisi, halka arzın ‘’kripto endüstrisi için bir kilometre taşı’’ olduğunu belirtti. ‘’Bununla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun böyle bir anlaşmayı imzalayıp imzalamayacağı açık değil.’’ Coinbase, 2020’de çalışanları işyerinde siyasi aktivizmden caydırmak için bazı tartışmalara yol açtı ve Kasım ayında New York Times, Coinbase’in bazı siyah çalışanlarının ayrımcı muamele yaptığını belirtip endişelerini dile getirdiğini bildirdi. Diğerleri, borsanın yüksek fiyat oynaklığı dönemlerinde zamansız hizmet kesintisiyle boğuştuğunu belirtti.

Buna rağmen, Texas Üniverstesi finans profesörü John Griffin, ‘’IPO duyurusu önemli bir olay.’’ dedi.

Telegram Grubu TON projesini terk etti.

Pavel Durov, açık kaynak kurucusu ve CEO’su ve dünya çapında 300 milyon kullanıcı olan şifreli mesajlaşma hizmetinin sahibidir. Ancak Telegram, SEC’den gelen direncin üstesinden gelemedi ve Mayıs ayında TON (Telegram Açık Ağ) projesinin fişini çekti.

Dubai merkezli firma, ‘’Gram’’ tokenini başlatmak için 1,7 milyar dolar toplamıştı ancak SEC, madeni paraları kayıtsız menkul kıymetler olarak gördü ve dağıtımlarını durdurmak için harekete geçti. Bir federal mahkeme, ajansa ön destek verdi.

Durov, bir blog yazısında, ‘’Finans ve teknoloji söz konusu olduğunda hala ABD’ye bağımlıyız.’’ dedi ve ekledi: ‘’ Bu gelecekte değişebilir. Ancak bugün, bir kısır döngü içerisindeyiz: Aşırı merkezileşmiş bir dünyaya daha fazla denge getiremezsiniz çünkü çok merkezileştirilmiştir.’’ Telegram, mavi çipli risk sermayesi şirketleri Kleiner Perkins ve Sequoia Capital de dahil olmak üzere bir dizi önde gelen yatırımcının katılımına sahipti.

Yatırımcı Paul Tudor Jones, BTC’yi onayladı.

COVID ile ilgili hükümet teşvik çabaları, birçok yatırımcının 2020’deki enflasyon konusunda endişelenmesine neden oldu ve bazıları kripto para birimlerine alternatif bir değer deposu olarak baktığından, yeni bir görünüm vermeye çalıştı. Bunların arasında en önemlisi, Mayıs ayında varlıklarının bir kısmının artık Bitcoin’e yatırıldığını bildiren hedge fon yatırımcısı olan Paul Tudor Jones’du.

Jones gibi ünlü bir yatırımcının onayı, ana yatırımcıların ve diğerlerinin kriptoya dahil olmasının yolunu açtı. 

XRP’Yİ bir menkul kıymet ilan eden SEC, Ripple’a dava açtı.

XRP piyasa değeriyle üçüncü büyük cryptocurrency oldu. Görevden ayrılan başkan Jay Clayton liderliğindeki komisyon, Ripple tarafından yaratılan XRP parasının aslında bir menkul kıymet olduğunu ve firmanın kayıtsız, devam eden bir dijital platform aracılığıyla, 1,2 milyarın üzerinde para topladığını iddia ederek Ripple ve en iyi iki yöneticisine karşı yasal işlem başlattı. Duyuruyu takip eden üç gün içinde XRP’nin fiyatı % 41 düştü ve firmanın mevcut haliyle ayakta kalıp kalmayacağı belirsiz hale geldi.

27 Aralık’ta, ABD’nin en büyük borsası Coinbase, XRP ticaretini askıya alacağını duyurdu ve diğerleri jetonu kaldırırken, madeni paranın etrafındaki iklim giderek daha dengesiz hale geldi. 29 Aralık’ta, dünyanın en büyük dijital varlık yöneticisi Grayscale Investments’ın XRP’de 9,18 milyondan fazla parayı tasfiye ettiği bildirildi.

Ripple, şirketin CEO’su Brad Garlinghouse’un ABD’deki ve kürsel olarak müşterilerini desteklemeye devam edeceğini söylediği için SEC’in bu eylemini ‘’Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tüm kripto endüstrisine bir saldırı’’ olarak niteledi.