Bitcoin Depot , ABD’denin 24 Eyaletinde 100’den Fazla Yeni Bitcoin ATM’sinin Hizmete Açılacağını Duyurdu.

Atlanta merkezli Bitcoin ATM sağlayıcısı, ABD’denin 24 Eyaletinde 100’den Fazla Yeni ATM’nin Hizmete Açılacağını Duyurdu.

Bitcoin ATM sağlayıcısı, ABD’nin çeşitli eyaletlerinde yeni makinelerin konuşlandırılacağını duyurdu. Bitcoin Depot, yakın bir zamanda 24 eyalette 100’den fazla yeni bitcoin ATM’sini hizmete sunacak.

Bitcoin ATM’lerinin sayısı 2021 yılında 200% arttı.

Şirkete göre, sayısı neredeyse 115 olan Bitcoin ATM’leri bugünkü sayısının iki katına yükselecek. ATM ağı, Amerika Birleşik Devletleri’nde yeni ATM’lerin başlatılmasıyla birlikte küresel olarak 2.000 kiosk’u aştı.

Atlanta merkezli şirket tarafından kurulacak olan Bitcoin ATM’lerinin 14’ü Alabama’da , 13’ü Minnesota’da, 12 ‘si Florida’da ve son olarak son 12’si Kaliforniya’da kurulacak. Bitcoin Depot Başkanı ve CEO’su Brandon Mintz, büyüme hakkında yorum yaptı:

‘’Cryptocurrency, bankalar gibi geleneksel finansal hizmetlere erişimi olmayan insanlar için birçok fırsat sunar. Kiosklarımız, nakitlerini para transfer etmek, fatura ödemek veya yatırım yapmak için kullanılabilecek olan nakti  kripto para birimine dönüştürerek telefonlarındaki dijital cüzdan aracılığıyla temelde kendi bankalarını kullanmalarına olanak tanır. Devam eden gelişmemizin, dünya çapında daha fazla insana yardımcı olacağından dolayı gurur duymaktayız.’’

Popülerlik Arttıkça Bitcoin ATM Sektörü Büyümeye Devam Ediyor.

Kripto para birimleri ana akım medyada kendine yer edinirken, Bitcoin ATM popülaritesi büyük bir artış görüyor ve  Bitcoin.com’un haber sitesinde yer alan bilgilere göre İsviçre’de içerisinde Bitcoin ATM’si bulunan otellerin sayısının arttığını bildirdi.

Telegram: t.me/xbtturk

Atlanta Merkezli Bitcoin ATM Sağlayıcısı Bitcoin Depot , ABD’denin 24 Eyaletinde 100’den Fazla Yeni ATM’nin Hizmete Açılacağını Duyurdu.

Atlanta merkezli Bitcoin ATM sağlayıcısı, ABD’denin 24 Eyaletinde 100’den Fazla Yeni ATM’nin Hizmete Açılacağını Duyurdu.

Bitcoin ATM sağlayıcısı, ABD’nin çeşitli eyaletlerinde yeni makinelerin konuşlandırılacağını duyurdu. Bitcoin Depot, yakın bir zamanda 24 eyalette 100’den fazla yeni bitcoin ATM’sini hizmete sunacak.

Bitcoin ATM’lerinin sayısı 2021 yılında 200% arttı.

Şirkete göre, sayısı neredeyse 115 olan Bitcoin ATM’leri bugünkü sayısının iki katına yükselecek. ATM ağı, Amerika Birleşik Devletleri’nde yeni ATM’lerin başlatılmasıyla birlikte küresel olarak 2.000 kiosk’u aştı.

Atlanta merkezli şirket tarafından kurulacak olan Bitcoin ATM’lerinin 14’ü Alabama’da , 13’ü Minnesota’da, 12 ‘si Florida’da ve son olarak son 12’si Kaliforniya’da kurulacak. Bitcoin Depot Başkanı ve CEO’su Brandon Mintz, büyüme hakkında yorum yaptı:

‘’Cryptocurrency, bankalar gibi geleneksel finansal hizmetlere erişimi olmayan insanlar için birçok fırsat sunar. Kiosklarımız, nakitlerini para transfer etmek, fatura ödemek veya yatırım yapmak için kullanılabilecek olan nakti  kripto para birimine dönüştürerek telefonlarındaki dijital cüzdan aracılığıyla temelde kendi bankalarını kullanmalarına olanak tanır. Devam eden gelişmemizin, dünya çapında daha fazla insana yardımcı olacağından dolayı gurur duymaktayız.’’

Popülerlik Arttıkça Bitcoin ATM Sektörü Büyümeye Devam Ediyor.

Kripto para birimleri ana akım medyada kendine yer edinirken, Bitcoin ATM popülaritesi büyük bir artış görüyor ve  Bitcoin.com’un haber sitesinde yer alan bilgilere göre İsviçre’de içerisinde Bitcoin ATM’si bulunan otellerin sayısının arttığını bildirdi.

Telegram: t.me/xbtturk

Fransız Hükümeti, 34,5 Milyon Dolar Değerinde Bitcoin’i Açık Artırmada Satışa Çıkaracak.

Önümüzdeki hafta Fransız hükümeti, 2019 GateHub hack soruşturması sırasında ele geçirilen 611 Bitcoin’i açık artırmada satışa çıkaracak.

Kısaca;

  • Önümüzdeki hafta 34,5 milyon değerinde Bitcoin Fransa’da düzenlenecek olan bir müzayedede satışa çıkarılacak.
  • Kripto para biriminin büyük çoğunluğu, 2019 GateHub hackinin araştırılması sırasında ele geçirildi.

Fransız hükümeti, XRP Ledger protokolü üzerine inşa edilmiş İngiltere merkezli bir platform olan GateHub’ın sözde hacker’larından ele geçirilen 34,5 milyon değerinde Bitcoin’i açık artırmaya sunacak.

Cyberguerre’nin yakın zamanda yayınladığı bir rapora göre, açık artırma 17 Mart’ta Paris merkezli müzayede evi Kapandji Morhange tarafından Fransız Ele Geçirilen, El Konulan Varlıkların Yönetimi ve Geri Alınması Ajansı (AGRASC) adına düzenlenecek.

GateHub, Haziran 2019’da saldıra uğradı ve 23 milyon XRP kaybı yaşadı – o sırada 9,2 milyon dolar değerindeydi. Aynı yılın ilerleten saatlerinde, kripto cüzdan hizmeti, 1,4 milyon kullanıcının özel verilerinin tehlikeye atıldığı başka bir saldırıya uğradı.

Vakayla bağlantılı iki kişi Nassim B ve Gabriel KAB olarak tespit edildi. İkili, 2018’de müzik video platformu Vevo’nun YouTube kanalını hacklemekle suçlanmıştı.

Bununla birlikte, GateHub hackiyle ilgili adli soruşturma hala beklemede olduğundan, yasal açıdan ele geçirilen Bitcoin’ler şüphelilerin mülkiyetinde kalmaya devam edecek. Gabriel Kab ve Nassim B’nin suçlamalardan aklanması durumunda, Fransız hükümetinin planladığı Bitcoin müzayedesinin tüm gelirlerini alacakları anlamına geliyor. Suçlu bulunurlarsa, satıştan elde edilen gelir Fransız hükümetine gidecek.

Cezai soruşturmalar sırasında ele geçirilen Bitcoin müzayedesi yeni bir durum değil. ABD Marshals Service (USMS), 2014’ten beri açık artırmada kripto paraları satışa çıkardı, buna şu anda feshedilmiş olan darknet piyasası Silk Road’dan ele geçiriler Bitcoin de dahil.

Risk kapitalisti Tim Draper, Temmuz 2014’te Silk Road’dan ele geçirilen yaklaşık 30.000 Bitcoin satın alarak bu tür bir satıştan yararlananlar arasındaydı. Şubat 2020’de USMS yaklaşık 4.000 BTC sattı – o zamanlar 37 milyon dolar değerindeydi ve bugünkü fiyatı yaklaşık 227 milyon dolar değerinde.

ABD Genel Hizmetler İdaresi bu ayın sonunda 0,7501 BTC’yi daha açık artırmaya çıkaraca fakat yine de onu tutmayı düşünebilir; yıllar içinde ABD hükümeti, ele geçirilen Bitcoin’i elinde tutmak yerine satarak yaklaşık 10 milyar doları kaybetti.

Peter Schiff’in Oğlu Portföyünün %100’ünü Bitcoin’e Dönüştürdü.

Altın böcek Peter Schiff’in oğlu Spencer Schiff, portföyünün %100’ünü Bitcoin’e yatırdı. Açık sözlü bitcoin şüphecisi Peter Schiff, 10 Mart’ta attığı bir tweet’te, oğlunun daha fazla Bitcoin elde etmek için 50 bin doların altındaki son düşüşten yararlandığını ortaya koydu.

Daha önce bilindiği üzerine, Euro Pasifik Şefi Peter Schiff, kripto uzmanlarına ve popüler endüstri liderlerine sık sık meydan okudu ve altının bitcoin’in aksine sağlam kullanım durumlarına sahip olduğunu ve binlerce yıldır geçerli bir servet deposu olarak hizmet ettiğini savundu. Buna rağmen oğlu Spencer kripto çoğunluğuna tam olarak katıldı.

Spencer Schiff Daha Fazla Bitcoin Almak İçin Son Gümüş Hisse Senetlerini Sattı.

Peter Schiff, Spencer’ın son gümüş hisselerini sattığını ve nakit gelirlerini daha fazla bitcoin satın almak için kullandığını açıkladı. Schiff daha sonra gençlerin verdiği yatırım kararlarını kınadı ve ‘’ Oğlumun beyni yıkandıysa, çoğu çocuğun ne kadar savunmasız olduğunu düşünün.’’ dedi.

Schiff, ‘’hatalarının sonuçlarına katlanmak zorunda’’ olacağı için, bitcoin konusunda hata yaptığı ortaya çıkarsa Spencer’ı kurtaramayacağını söyledi. 

Bununla birlikte, kripto Twitter topluluğunun çoğunluğu, Spencer’ın bitcoine yaptığı %100 dönüşümün Spencer’ı babasından daha zengin yapacağına inanıyor. 

CoinDesk, Bitcoin Analytics için Rush’a katılarak TradeBlock’u satın aldı.

Yapılan anlaşma, kripto para birimlerini izlemek ve ticaret yapmak için kullanılan veri ve endekslere olan talebin arttığını gösteriyor.

Bitcoin odaklı bir medya şirketi olan CoinDesk Inc, gelişen kripto para birimi endüstrisindeki veriye dayalı ürünlere yönelik talepten yararlanmak amacıyla analiz şirketi TradeBlock Inc.’i satın aldı.

TradeBlock, hem ücretsiz hem de abonelik verilerini yayınlayan bir veri ve ticaret şirketidir. En dikkate değer ürünü, Grayscale Bitcoin Trust gibi yatırım fonları için referans oranı veya kıyaslama fiyatı olarak kullanılan XBX adlı bitcoin fiyat endeksidir.

Anlaşmanın şartları henüz açıklanmadı. CoinDesk, TradeBlock’ta azınlık yatırımcı olan Digital Currency Group ve DCG’ye ait. DCG ayrıca, bitcoin’e olan güvenilirliği destekleyen Grayscale Investments’in de sahibi.

2020’nin en iyi 10 kripto ve blok zinciri hikayesi.

Pandemi krizinin ortasında alternatif bir değer deposu arayan şirketler ve kurumsal yatırımcılar, 2020’de kriptoyu zirveye taşıdı.

COVID-19 salgını 2020’de haberlere hükmederek sayısız sektörü etkiledi. Virüsün yayılmasını durdurmak için ülkeler arasında seyahat engellenirken, hükümetler ekonomik hayatı korumak için teşvik ödemelerine el koydu.

Gerektiğinde, bu önlemler küresel enflasyon korkusunu uyandırdı. Bu da birçok geleneksel yatırımcı ve kurumu alternatif bir değer deposu olarak kripto para birimlerine, özellikle de en iyi kripto olan Bitcoin’e (BTC) yeni bir bakış atmaya itti. 11 Mart’taki düşüşün ardından BTC, yıl sonuna kadar rekor seviyelere ulaştı. Bununla birlikte, 2020’nin kripto ve blok zinciri dünyasının en iyi 10 hikayesini bu yazıda bulabilirsiniz.

Bitcoin yükselerek zirveyi fethetti.

Dünyanın en eski ve en çok tutulan kripto para birimi fiyat rekorlarını ve ardından 2020’de bazılarını paramparça etti.

Şimdi, Bitcoin’in piyasa değeri Visa ve Berkshire Hathaway’i geçerek yaklaşık 500 milyar dolar seviyesinde duruyor ve spot piyasalardaki fiyatı da artmaya devam ederek 30.000 dolara ulaştı.

Bitcoin Depot CEO’su Brandon Mintz, Aralık ayı ortasında Cointelegraph’a ‘’Bu noktada neredeyse günlük bazda kurumsal kripto benimsemesiyle ilgili yeni hikayeler görüyoruz.’’ dedi. MicroStrategy, Square, Paul Tudor Jones, Guggenheim Yatırımcılar ve hatta saygıdeğer sigorta şirketi MassMutual, 2020’de BTC’yi satın alanlar arasındaydı. Minerd, ‘’Artık sadece parekendeciler değil, şirketler ve milyarderler tarafından yönlendiriliyoruz.’’ dedi.

Merkezi olmayan finansal sistemler patlama yaptı.

Akılllı Ekonomi ağının kurucularından olan Da Hongfe, ‘’2020 tümden merkezi olmayan finans yılıydı.’’ dedi. DeFi’de kilitlenen miktar  30 Aralık’ta neredeyse 15 milyar dolara yükseldi.

Nitekim, kripto sözlüğüne yeni bir terim olan ‘’verim çiftçiliği’’ girdi. Bir kişinin BTC veya Ether’i (ETH) bir DeFi firması ile teminat olarak ödünç alma karşılığında, bir kullanıcı, sahibinin protokolündeki tüm değişiklikleri tartışmasına, önermesine ve oylamasına olanak tanıyan bir yönetim jetonu alabilir.

Bu yönetim belirteçlerinin mülkiyeti 2020’de oldukça kazançlı hale geldi. İlk olarak Haziran ayında yayınlanan Compound’un COMP değeri, Amerika Birleşik Devletleri borsası Coinbase Pro’da piyasaya sürülmesinin ardından 18 Haziran’da 61 dolardan ilerleyerek, 21 Haziranda 382 dolara yükseldi. 

Stevens Teknoloji Enstitüsü’nde profesör olan Giuseppe Ateniese, daha önce Cointelegraph’a DeFi’nin bir ‘’oyun değiştirici’’ olduğunu söylemişti. ‘’Borçlu temmerrüde düşerse,bankanın arabanın peşine düştüğü geleneksel bir araba kredinde olduğu gibi durumlar gelişmez. DeFi ile varlıklar dijitaldir ve akıllı sözleşmelerle taahhüt edilir. Krediyi geri ödemezsem, teminat olarak kullandığım dijital varlık alınır ve bu konuda yapabileceğim bir şey olmaz.’’

PayPal kripto anlaşmalarına imza attı.

Bitcoin’n 100 milyon kullanıcı kazanması 12 yıl sürdü. Ardından ödeme devi PayPal, kullanıcıların Bitcoin, Ether, Bitcoin Cash ve Litecoin satın almalarına, satmalarına ve tutmalarına izin verdiğini açıkladıktan sonra sonra, ağ tek bir ayda 300 milyon daha fazla potansiyel kullanıcı kazandı.

Pantera Capital Kasım ayında ‘’Şimdiden büyük bir etki yarattı.’’ dedi. 

Bitcoin dort yıllık yarılanmadan sağ çıktı.

BTC’nin ihraç oranını sınırlamak için tasarlanmış olan Bitcoin halving’leri kabaca her dört yılda bir gerçekleşir ve tipik olarak bazı endişelerle işaretlenir. Bu durum, çalışanlarına %50 maaş kesintisi beklemelerini söyleyen bir şirkete benzer.

Mayıs 2020 yarılanması madencilerin blok ödülünü 12,5 BTC’den 6,25 BTC’ye düşürdü ve bir felaket yaratmadan geldi ve gitti, madencilerin göçü ve ağın hesaplama gücünde (hash rate) çökme olmadı. Yedi ay sonra Bitcoin, ön yarılanma seviyesinin kabaca üç katına satılıyor. (11 Mayıs’ta 8.566 dolardı.)

Çin test ediyor, ancak Bahamalar dünyanın ilk CBDC’sini başlattı.

İlk merkez bankası dijital para birimini veya CBDC’yi ölçekli olarak çıkarma yarışı, Çin’in Ağustos ayında dijital yuan’ın dört şehir merkezinde (Şangay, Pekin, Guangzhou ve Hong Kong) deneme çalışmasını duyurmasıyla 2020’de çözüme yaklaştı. 400 milyon kişinin yaşadığı test alanı, ülkenin yaklaşık %29’u.

Pek çok kişi, Çin’in dijital para birimi elektronik ödeme (DCEP) projesinin yakında tam olarak kullanıma sunulacağını tahmin etti, ancak önemi konusunda anlaşmazlıklar ortaya çıktı. Financial Times’ın korktuğu gibi, dijital bir yuan dünyanın rezerv para birimi olarak ABD dolarına meydan okuyabilir miydi? Ağustos ayında şunları yazdı: ‘’Çin’in merkez bankası dijital para birimindeki hızlı gelişimi, küresel para düzenini alt üst etme potansiyeline sahip.’’

Ya da CBDC’ler, dolandırıcılığın önlenmesi ve siber saldırılar gibi çözülmemiş sorunlarla o kadar dolu muydu ki; Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası başkanı Jerome Powell’ın Ekim ayında ima ettiği gibi, şimdi büyük ölçekte bir tane başlatmak sorumsuzluk olur muydu?

Her durumda, Çin dünyanın ilk CBDC’sine sahip olmayacak. Bu ayrım, Batı Hint Adaları’ndaki bir ada ülkesi olan Bahamalar’a ait ve 20 Ekim’de bir blockchain platformu üzerine inşa edilen merkez bankası dijital para birimi olan Sand Dollar’ın resmi lansmanıyla tarihe geçti.

MicroStrategy’nin rezerv hazinesinin tamamı BTC’ye geçiş yaptı.

2020, halka açık şirketlerin ve kurumsal yatırımcıların kripto iğnesini hareket ettirmeye başladığı yıldı ve borsada işlem gören hiçbir şirket, Nasdaq listesinde yer alan bir iş zekası şirketi olan MicroStrategy kadar kriptoyu büyük bir şevkle kucaklamadı. Ağustos ayına kadar Bitcoin’de 250 milyon dolar biriktirmekle kalmadı, aynı zamanda BTC’yi birincil kurumsal rezerv hazinesi yaptı.

MicroStrategy, yıl boyunca BTC satın almaya devam etti ve 2020’nin sonlarında, daha da fazla Bitcoin satın almak için dönüştürülebilir banknotların satışıyla 650 milyon dolar topladı. 21 Aralık itibariyle şirket, Bitcoin başına ortalama 15.964 dolardan satın alınan toplam 70.470 BTC’ye sahipti. The Wall Street Journal, firmanın dönüşümüne şaşırarak, ‘’Bu halka açık bir şirket mi yoksa bir hedge fonu mu?’’ dedi.

Coinbase halka arz sularını araştırdı.

Aralık ayında Coinbase, büyük bir ABD borsasında listenen ilk kripto-yerli şirket olma teklifini duyurdu. Araştırma şirketi Messari’ye göre, 35 milyon müşterisi olan şirketin değeri, ilk halka arzının meyvesini verirse 28 milyar dolar değerinde olabilir.

İsviçreli varlık yönetimi firması St. Gotthard Fund Management AG’nin yöneticisi ve kurucu ortağı Vlamidir Vishnevskiy, Cointelegraph’a  ‘’Bu büyük bir olay.’’ dedi

Fortune dergisi, halka arzın ‘’kripto endüstrisi için bir kilometre taşı’’ olduğunu belirtti. ‘’Bununla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun böyle bir anlaşmayı imzalayıp imzalamayacağı açık değil.’’ Coinbase, 2020’de çalışanları işyerinde siyasi aktivizmden caydırmak için bazı tartışmalara yol açtı ve Kasım ayında New York Times, Coinbase’in bazı siyah çalışanlarının ayrımcı muamele yaptığını belirtip endişelerini dile getirdiğini bildirdi. Diğerleri, borsanın yüksek fiyat oynaklığı dönemlerinde zamansız hizmet kesintisiyle boğuştuğunu belirtti.

Buna rağmen, Texas Üniverstesi finans profesörü John Griffin, ‘’IPO duyurusu önemli bir olay.’’ dedi.

Telegram Grubu TON projesini terk etti.

Pavel Durov, açık kaynak kurucusu ve CEO’su ve dünya çapında 300 milyon kullanıcı olan şifreli mesajlaşma hizmetinin sahibidir. Ancak Telegram, SEC’den gelen direncin üstesinden gelemedi ve Mayıs ayında TON (Telegram Açık Ağ) projesinin fişini çekti.

Dubai merkezli firma, ‘’Gram’’ tokenini başlatmak için 1,7 milyar dolar toplamıştı ancak SEC, madeni paraları kayıtsız menkul kıymetler olarak gördü ve dağıtımlarını durdurmak için harekete geçti. Bir federal mahkeme, ajansa ön destek verdi.

Durov, bir blog yazısında, ‘’Finans ve teknoloji söz konusu olduğunda hala ABD’ye bağımlıyız.’’ dedi ve ekledi: ‘’ Bu gelecekte değişebilir. Ancak bugün, bir kısır döngü içerisindeyiz: Aşırı merkezileşmiş bir dünyaya daha fazla denge getiremezsiniz çünkü çok merkezileştirilmiştir.’’ Telegram, mavi çipli risk sermayesi şirketleri Kleiner Perkins ve Sequoia Capital de dahil olmak üzere bir dizi önde gelen yatırımcının katılımına sahipti.

Yatırımcı Paul Tudor Jones, BTC’yi onayladı.

COVID ile ilgili hükümet teşvik çabaları, birçok yatırımcının 2020’deki enflasyon konusunda endişelenmesine neden oldu ve bazıları kripto para birimlerine alternatif bir değer deposu olarak baktığından, yeni bir görünüm vermeye çalıştı. Bunların arasında en önemlisi, Mayıs ayında varlıklarının bir kısmının artık Bitcoin’e yatırıldığını bildiren hedge fon yatırımcısı olan Paul Tudor Jones’du.

Jones gibi ünlü bir yatırımcının onayı, ana yatırımcıların ve diğerlerinin kriptoya dahil olmasının yolunu açtı. 

XRP’Yİ bir menkul kıymet ilan eden SEC, Ripple’a dava açtı.

XRP piyasa değeriyle üçüncü büyük cryptocurrency oldu. Görevden ayrılan başkan Jay Clayton liderliğindeki komisyon, Ripple tarafından yaratılan XRP parasının aslında bir menkul kıymet olduğunu ve firmanın kayıtsız, devam eden bir dijital platform aracılığıyla, 1,2 milyarın üzerinde para topladığını iddia ederek Ripple ve en iyi iki yöneticisine karşı yasal işlem başlattı. Duyuruyu takip eden üç gün içinde XRP’nin fiyatı % 41 düştü ve firmanın mevcut haliyle ayakta kalıp kalmayacağı belirsiz hale geldi.

27 Aralık’ta, ABD’nin en büyük borsası Coinbase, XRP ticaretini askıya alacağını duyurdu ve diğerleri jetonu kaldırırken, madeni paranın etrafındaki iklim giderek daha dengesiz hale geldi. 29 Aralık’ta, dünyanın en büyük dijital varlık yöneticisi Grayscale Investments’ın XRP’de 9,18 milyondan fazla parayı tasfiye ettiği bildirildi.

Ripple, şirketin CEO’su Brad Garlinghouse’un ABD’deki ve kürsel olarak müşterilerini desteklemeye devam edeceğini söylediği için SEC’in bu eylemini ‘’Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tüm kripto endüstrisine bir saldırı’’ olarak niteledi.

Miami belediye başkanı, şehrin bitcoin’e yatırım yapabileceğini söyledi.

Miami belediye başkanı Francis Suarez, şehrin hazine rezervinin bitcoine %1’lik bir yatırımla başlayarak, bitcoin yatırımlarını keşfedebileceğini açıkladı.

Günün erken saatlerinden popüler bitcoin meraklası Anthony Pompliano, bitcoin hakkında kripto topluluğunun dikkatini çeken bir tweet attı. Ayrıca takipçilerinden, Miami şehir hazinesinin %1’inin Bitcoine yatırılması durumunda Miami’ye taşınmayı düşünüp düşünmeyeceklerini yeniden tweetlemelerini istedi.

Bir saat içerisinde bu tweet’i 1.200’den fazla paylaşıldı. İlginç bir şekilde tweet ve retweet’ler Belediye Başkanı Suarez’in dikkatini çekti.

Tweet’e yanıt verdi ve orijinal tweet’in aldığı tepkiyle bitcoin’e bu tür bir yatırım olasılığını araştırabileceğini söyledi.

Bitcoin’e olan ilgi giderek artıyor.

Ayrıca Suarez, bitcoin’in artan önemini ve popülaritesini ‘’inanılmaz derecede istikrarsız bir yıl’’ boyunca, ‘’istikrarlı bir yatırım’’ olarak nitelendirdi.

Suarez’in tweet’i için herhangi bir planı olup olmadığı ve bitcoin’e yapılacak olan yatırımın yakında gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli değil. Ancak bu durum, bitcoin ve kripto topluluğunun duymayı sevdiği türden haberler. Üst düzey hükümet yetkililerinin Bitcoin yatırımlarını tartıştıklarını görmek, kripto para birimi endüstrisinin büyümesi için doğru yönde atılmış bir adımdır.

NexTech AR Solutions, Bitcoin’e 2 milyon dolarlık yatırım yaptı, 2021’de bu fiyata daha fazlasını ekleyebilir.

CEO Evan Gappelberg, ‘’Bitcoin yatırımımız, hissedarlarımız için, uzun vadeli değeri en üst düzeye çıkarmak amacıyla yeni sermaye çeşitlendirme ve tahsis etme stratejimizin bir parçasıdır.’’ yorumunu yaptı.

E-ticaret, eğitim,konferanslar ve etkinlikler için, sanal ve artırılmış gerçeklik (AR) deneyim teknolojileri ve hizmetleri sunan lider bir sağlayıcı olan NexTech, başlangıç olarak bitcoin’e 2 milyon dolarlık yatırım yaptı.

Şirket, bitcoin’in yaygın şekilde benimsenmesinin son hız devam ettiği bir dönemde, bu hareketin doğru olduğunu düşünüyor.

Brian Brooks uyardı: Biden yönetimi bazı kripto para düzenlemelerini geri alabilir.

ABD’nin üst düzey bankacılık düzenleyicisi, Biden yönetiminin tüketicileri korumayı amaçlayan bazı kripto para birimi düzenlemelerini değiştirebileceğinden endişe duyuyor. 

Biden yönetimi ABD kripto yönetmeliklerini değiştirebilir.

Para Birimi Sorumlusu Vekili Brian Brooks, geçen hafta CNBC ile yaptığı röportajda kripto para birimi düzenlenmeleriyle ilgili birkaç endişesini paylaştı.

Brooks, federal bankacılık sisteminin yöneticisi ve Para Birimi Mali Kontrol Bürosu’nun (OCC) başkanlığını yapmaktadır. OCC, yaklaşık 1.200 ulusal bakaya, federal tasarruf birliğini ve yabancı bankaların federal şubelerini denetlemektedir.

Brooks’tan, düzenleyici bakış açısıyla en son gerçekleşen bitcoin boğa koşusu hakkında yorum yapması istendi ve Brooks şu yanıtı verdi:

‘’Size endişelendiğimi söylemek istiyorum, Capito Hill’de koyduğumuz bazı yasal korumaları kaldırmaya yönelik çağrılar var.’’

Temmuz ayında OCC, gözetimindeki bankalara, kripto para hizmetleri sağlamak için yeşil ışık yaktı. Brooks, ajansının ‘’ulusal bankalarda insanların velayetini daha güvenli hale getirmeye çalıştığını’’ açıkladı ve şöyle ekledi: ‘’ Bankaların bu stablecoin projelerinden bazılarını desteklemesi hakkında konuştuk. Eğer bu korumalar yeterli değilse, bu tür işlemelerin ortamları hakkında gerçekten endişe duyuyorum. Bu pazara katılan insanların güvenliğini nasıl koruyacağız?’’

Brooks, ’’Size söyleceğim şey bu, şu anda gerçekten kritik bir dönüm noktasındayız. Bu bir çeşit yol ayrımıdır. Kara para aklama risklerini ele almanın yollarını bulmamız ve yapılabileceğini düşündüğüm terörizmin finansmanını engellemeliyiz. Ancak bunu, katılan tüketiciler ve yatırımcılar için güvenli hale getiriyoruz bu yüzden bankacılık sisteminin oynayacağı çok önemli bir rol var.’’ dedi ve ekledi:

‘’Burada çok gerçek bir potansiyel olan diğer bir sorun ise, ister kripto ister fintech olsun, bu teknoloji sorunlarının bazılarını politikleştirmemizdir. Bu yönetimi daha güvenli, daha gerçekçi hale getirmek adına daha önce yaptığı tüm iyi çalışmaları ortadan kaldırarak onu siyasallaştırıyoruz.’’

Brooks daha sonra Biden Yönetimi Kongre Üyesi Maxine Waters’ın, OCC’nin yürürlüğe koyduğu bazı düzenlemeleri geri almaya çağrı yaptığı mektuba atıfta bulundu. Öneriler arasında, ulusal bankaların ve federal tasarruf birliklerinin kripto saklama hizmetleri sağlamasına izin vermesi de vardı. Waters’ın mektubunda öne sürdüğü önerilerle ilgili Brooks ,’’Eğer bunları yaparsak, ilerlemek için yeterince temelimiz olduğundan emin değilim. Yaptığımız her şey, uygulamaya koymaya çalıştığımız düzenleyici kazançları ve tüketici korumasını pekiştirmekle ilgiliydi. O ortalıkta yok.’’

Ayrıca, ‘’Hükümetin rolü, işlem yapan insanların kötü insanlarla değil iyi insanlarla işlem yaptıklarını bilmeleri için piyasaların iyi düzenlenmesini ve iyi organize edilmesini sağlamaktır. Bunun bir kısmı, herhangi bir finansal piyasada olduğu gibi, iz sürmek ve anonimlik olmaması gerektiği anlamına geliyor.’’ dedi.

Brooks, ‘’Bu şu anda gerçek bir siyasi tartışma dedi ve vurguladı:

‘’İnsanlar bunun farkında olmayabilir, ancak Biden yönetimini bu korumaladan bazılarını geri almaya çağıran bazı liderler var. Bu durumun yatırımcıları korumak adına değil, politika adına olduğunu düşünüyorum.’’ 

Merkez Bankası Başkanı Ağbal’dan kripto para açıklaması geldi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine açıklamalarda bulunan Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, “Kripto paralarla ilgili 2021 yılı ikinci yarısında pilot testlere başlamaya hazırlanıyoruz.” dedi.

“MERKEZ BANKASI ŞEFFAFLIK ÇERÇEVESİNDE ADIMLAR ATACAK”

“Kripto paralarla ilgili 2021 yılı ikinci yarısında pilot testlere başlamaya hazırlanıyoruz” diyen ve Merkez Bankası’nın şeffaflık çerçevesinde adımlar atacağını söyleyen Ağbal açıklamalarını şöyle sonlandırdı:

* Swapla ilgili bilgiler var, mesela o konuyla ilgili inşallah yılbaşından itibaren çok gecikmeli olarak akan swap işlemleriyle ilgili bilgileri günlük olarak vermeye başlayacağız. Onun gibi, arkadaşlara, teknik birimlere teker teker çalışmalar yaptırıyorum. Bu çalışmalar çerçevesinde kamuoyunun, karar vericilerin bilmeleri bakımından ihtiyacı olan veriler nelerdir?

* Bu verilerden Merkez Bankası’nın yine araç bağımsızlığı, Merkez Bankasının yürüttüğü operasyonel faaliyetlerinin çerçevesi dahilinde neler paylaşılabilir? Onlarla ilgili çalışmaları arkadaşlar şu anda yürütüyor. Peşinen, çok teknik konular olduğu için ‘Şunlar olur, şunlar olmaz’ demiyorum, benim tabii ki gayretim olabildiğince çok sayıda veri kamuoyuyla paylaşılsın çünkü ne kadar şeffaf olunursa karar vericiler de o bilgiler altında karar verecekleri için aslında ekonomide öngörülebilirliği arttırır. (İHA)